Çocuklar, birbiriyle paralel ilerleyen gelişim alanlarıyla bir bütün olarak ilerlemektedir. Bu gelişim alanları kaba motor, ince motor, duygusal, sosyal, dil, zihinsel ve cinsel gelişim olarak sıralanabilmektedir. Cinsel gelişim genel anlamda sosyal ve duygusal gelişimin altında incelenmektedir. Bu sebeple diğer alanlara odaklanılırken çoğu zaman ebeveynler ve öğretmenler, cinsel gelişimi yok sayabilmektedir.
Cinselliğin insan gelişiminin sağlıklı bir yönü olduğu unutulmamalıdır ve görmezden gelinmemelidir.
İçindekiler
0-2 yaş dönemi bireyin yaşamını devam ettirecek en temel alışkanlıkları ve becerileri kazandığı dönemdir. Cinsel gelişim de yemek yemek, konuşmak, tuvalet eğitimi gibi önemli gelişmelerden birisidir.
Doğumdan itibaren 1 yaşına kadar olan süreç “oral dönem” olarak adlandırılmaktadır. Çocuk, bu dönemde dış dünya ile bağlantısını ağırlıklı olarak ağız yoluyla sağlamaktadır. Beslenme onlar için çok büyük bir haz kaynağıdır, çünkü ağzı, dudakları ve dili uyarmaktadır. Bebekler,
önceleri meme emmekte, yutmakta ve dişlerin çıkmasıyla birlikte ısırma, çiğneme de önem kazanmaya başlamaktadır.
1-2 yaş arası dönem ise çocuğun henüz kız ve erkek farklılığının tam anlamıyla bilincinde olmadığı bir dönemdir. Çocuk, bu dönemde bedenini keşfetmeye başlamaktadır. Cinsel organıyla oynama, gösterme gibi davranışlar sergileyebilmektedirler. Böyle durumlarda çocuğun yumuşak bir ses yoluyla dikkatini başka bir yöne çekmek gerekmektedir. Özellikle altı temizlenirken cinsel organına dokunmak isteyebileceği için eline ilgisini çeken oynayabileceği bir oyun verilebilir.
Okul Öncesi Dönemde Cinsel Sorular ve Ebeveynlere Öneriler
Bu dönemdeki çocuklar kendilerinin ve başkalarının bedenleri hakkında oldukça meraklı ve konuşkan olmaktadırlar. Üç yaşındaki çocuklar genellikle konuşmaya başladıkları ve kendilerini ifade etmekte zorlanmadıkları için meraklı sorularını cinsel gelişimleri ile ilgili olarak da yetişkinlere yöneltme başlamaktadır. Özellikle 3-6 yaş dönemi çocuğun sosyalleşmeye başladığı, çevresindeki diğer çocukların farkına vardığı bir dönemdir. Aynı zamanda oyuna da fazlasıyla ilgi duymaktadır ve akran grubuyla oynadığı oyunların bazıları cinsel merakına hizmet edebilmektedir.
Üç yaşından itibaren ise çocuklar, iki farklı cinsiyet olduğunu kavramaya başlamaktadırlar ve “Anneler neden etek giyer, babalar giymez?”, “Babaların bıyığı var, annelerin neden yok?” gibi sorularla cinsiyetler arasındaki farkları aramaya başlamaktadırlar.
Dört yaşından itibaren çocuklar, kız ya da erkek gibi davranmanın nasıl bir şey olduğunu fark etmeye başlamaktadırlar. Bu dönemde genel anlamda kız çocukları annelerini, erkek çocukları ise babalarını taklit etmeye başlamaktadır. Bu davranış, çocuğun cinsel kimlik oluşturma çabası ve cinsel gelişimin göstergesi olarak algılanmalıdır.
Okul öncesi dönemde çocuklar, karşı cinsteki oyun arkadaşlarının kendi bedenlerinden farklı bir bedene sahip olduklarını fark edip fazlasıyla etkilenmektedirler ve dokunarak, soru sorarak incelemek istemektedirler. Bu davranışların normal ve doğal olduğunu fark etmek önemlidir. Çocukların cinsel gelişim yönündeki sorularına dürüstçe ve doğru yanıtlar vermek, merakını gidermelerine yetecek yumuşaklıkla konuşmak, çocukların kendi bedenlerine karşı olumlu düşünceler geliştirmelerine yardımcı olmaktadır.

Bu dönemde çocuklar pek çok konuda soru sormaktadırlar. Ebeveynleri ve eğitimcileri zorlayan bu sorular, çocukların gelişim özelliği gereğidir ve çok doğaldır. Bu dönemde arkadaşının ya da kendisinin kardeşinin olması, öğretmeninin ya da bir yakının hamile olması çocuklarda “Bebekler nereden gelir?, Ben nereden geldim?” gibi soruların sorulmasına sebep olabilmektedir. Çocukların bu sorularına yalın bir dille cevap verilmelidir ve merak ettiği kadarı anlatılmalıdır. Çocuk eğer bu soruyu sınıf ortamında öğretmenine sormuşsa çocukların tümüne birden bilgi vermek terine, bireysel olarak bilgilendirmek daha uygun olmaktadır. Çünkü bir çocuğun ilgisi bu konuya yönelmişken, diğer bir çocuk ilgilenmemiş olabilir. Ancak çocuklar sorularının yanıtlarını merak ettikleri zaman almalıdır.
Cinsiyet farklılıklarına dikkat etmeye başladıkları bu dönemde anaokulunda devam eden çocukların tuvaletlerde birbirlerini izlemelerine tanık olunabilir. Bu tamamen merak kaynaklı davranışlardır. Bu dönemdeki çocuklarda kıyafetinin altını gözetleme, oyuncak bebeklerin elbiselerini çıkartma gibi davranışlar gözlenebilmektedir.
Çocuk Gelişim Dönemleri Ve Bilinmesi Gerekenler
Birbirine dokunma davranışı ve öpme anaokulu döneminde yaygındır. Öğretmenler, çocukları sınıfın bir köşesinde ya da bir yerde birbirlerine dokunurken bulabilirler. Ya da öğretmenler zaman zaman çocukların kendisine dokunduğunu hissedebilirler. Bu tür dokunmaları çocukların meraktan yaptıklarını unutmamak gerekir. Burada öğretmenin çocuğa vereceği tepki yumuşak bir şekilde başka birinin bedenine izinsiz dokunmamak gerektiğini açıklayıcı nitelikte olmalıdır. Bu şekilde dokunma davranışı olan çocuklar okulda oyun sırasında öğretmen tarafından gözlenmelidir. Ek olarak davranışın sıklığına dikkat edilmelidir. Çocuğun cinsel gelişimi ve eğitimine yönelik ebeveynler ve eğitimciler tarafından bilinmesi gereken en önemli nokta çocukların bu tür ilgilerinin son derece doğal olduğudur.
Cinsel ilgi doğal ve beklendik davranışlar oluşturmaktadır. Ancak çocuk her zaman ve yalnızca cinsel içerikli oyunlar oynamak istiyor ya da diğer oyunlara artık hiç ilgi göstermiyorsa bir sorun olduğu akla gelmelidir. Bu durumda çocuğun içinde yaşadığı çevre, aile içi ilişkiler, aile içinde yaşanan olaylar incelenerek nedene inmeye ve çözüm bulmaya çalışılmalıdır. Gerekiyorsa profesyonele başvurulmalıdır.
Özkılıklı, S., Okutan, N. (2017) “Bebeklik ve Okul Öncesi Dönemde Cinsel Gelişim ve Eğitim”, Cinsel Gelişim ve Eğitim (Ed. Artan, İ.) s.48-60, Hedef Cs Basın Yayın, Ankara

Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü