Okul Öncesi Dönemde Cinsel Sorular ve Ebeveynlere Öneriler

Ebeveynler ve öğretmenler tarafından bazen çocukların soruları ve cinsel oyunları problem olarak görülebilmektedir. Ancak bunların büyük bir çoğunluğu meraktan kaynaklanmaktadır, evrensel ve doğaldır.

Cinsel gelişim sürecinde herhangi bir problem durumla karşılaşıldığı zaman ilk dikkat edilmesi gereken, çocuğun yaşı olmaktadır. Öncelikle problem olarak sunulan durum, çocuğun yaşına uygun mu değil mi diye düşünülmeli ve durum, bu çerçevede değerlendirilmelidir.

Çocukların Sorduğu Sorular ve Ebeveynlerin Merak Ettikleri

“Anne senin pipin düştü mü?”

Çocuk, ilk kez karşı cinsten birinin cinsel organını gördüğü zaman çok şaşırır. Çünkü okul öncesi dönemdeki bir çocuk bilişsel gelişim özelliği olarak dünyadaki herkesin kendisi gibi olduğunu düşünür. Yani, herkesin kendisiyle aynı şekilde bir cinsel organı olduğunu düşünür. Şaşırmasının sebebi budur. Çünkü bu organ kendisininkinden farklıdır. Baka kalabilir. Bu da ebeveyni panik edebilir. Karşısındakinin cinsel organına baktığını düşünerek kızabilir, uzaklaştırmaya çalışabilir. Ancak buradaki şaşırma oldukça doğaldır.

Bu doğrultuda çocuk eğer kızsa “Benim pipim düştü mü?” erkekse de “Onun pipisi düştü mü?” diye sorabilir.

Bu soru ile aslında cinsel eğitimle ilgili oldukça hoş bir fırsattır. Çocuğa herkesin bir burnu, iki kulağı, iki gözü, iki eli, iki ayağı ve bir cinsel organı(kızsa kız cinsel organı, erkekse erkek cinsel organı) olduğu ve büyüdüğü zaman da böyle devam edeceği söylenmelidir. Nasıl ki belli bir yaşta burnumuz düşüp yerine başka bir organ çıkmıyorsa cinsel organın da yaşam boyu aynı kalacağı anlatılmalıdır.

Bu soru sorulduğu zaman, çocukta bir korku yaratma aracı olarak kullanılmamalıdır. Yani çocuk “Anne senin pipin düştü mü?” diye sorduğu zaman “Evet, ben küçükken çok yaramazlık yaptım ve pipim düştü. Kız oldum. Eğer sen de çok yaramazlık yaparsan senin de pipin düşer.” Gibi bir cevap verildiği zaman çocuk, bütün kız/kadınların aslında bir zamanlar tam olarak doğduklarını ama sonradan pipilerini kaybettiklerini düşünür. Pipiyi kaybetmenin bir ceza sonucu, bir suça bağlı olduğunu düşünür. O halde kızlar ikinci sınıf insanlardır. Aynı zamanda erkek çocuk, kendi pipisinin de düşmesinden fazlasıyla kaygı duyar.

Aynı soruyu kız sorduğunda ise kız çocuğuna da aynı korkunun verilmemesi gerekir. Böyle bir durumda da kız çocukta da kendisinin bir şekilde cezalandırıldığı fikri oluşur ve kendisini değersiz hisseder.

Çocuklara hayvanlardan örnekler verilebilir. Tavşanların ponpon gibi bir kuyrukları olduğu ve yaşam boyu bu kuyruğun var olduğu gibi örnekler verilebilir. Bu tip örnekler çocuğun konuyu daha somut şekilde anlamasına yardımcı olacaktır.

Bebeklik ve Okul Öncesi Dönemde Cinsel Gelişim ve Eğitim

“Çocuğumla beraber banyo yapabilir miyim?”

Çocuk bebekken tek başına oturamadığı için çoğunlukla bebekle birlikte banyoya girilebilir ve kucakta yıkanabilir. Bunun daha emniyetli ve eğlenceli olduğu düşünülebilir. Çocuk, kendi başına rahatlıkla oturup ayağa kalkabildiği zaman eğer banyonun şekli de uygunsa beraber yıkanmamalıdır. Anne baba yalnızca çocuğun yanında ona refakat etmeli, ulaşamadığı bölgeleri sabunlayıp durulamalıdır.

Bebeklik döneminde de bazı ebeveynler beraber yıkanmamaktadır ve bu tamamen kişisel bir tercihtir. “Mutlaka beraber yıkanmalısınız.” Gibi bir tavsiye verilemez, gerek de yoktur. Her anne babanın kendi duygu, düşünce, inanç, adetleri doğrultusunda kendi karar verebilecekleri özel bir durumdur.

Bebeklikteki beraber yıkanma durumunu çok ileri yaşlara taşımaya gerek yoktur. Mahremiyet duygusunun gelişmesi açısından anne baba, çocuğun yalnız kalma isteğine saygı duymalıdır. Ancak 3 yaşındaki bir çocuk kendi başına yıkanmak istese de bunu başaramaz. Bu durumda da anne baba ona rehberlik etmelidir.

“Sünnet yaşı önemli mi?”

Evet, sünnet yaşı önemlidir. Aslında erkek çocuklar her yaşta sünnet olabilirler. Gelişimciler, 3-6 yaş arasında sünneti önermemektedirler. Nedeni bu yaş aralığındaki çocukların henüz özdeşim sürecinde olmalarından kaynaklanmaktadır.

3-6 yaş arasındaki erkek çocuk karşı cinsin farklı bir organı olduğunu görmüştür. Kendisi de bu cinsel organını kaybedebileceğini düşünebilmektedir. Bilişsel olarak insanların doğduğu cinsiyetle büyüdüklerini ve yaşlandıklarını henüz tam olarak kavrayamamışlardır.

Eğer çocuğun herhangi bir nedenle mutlaka bu yaş aralığında sünnet olması gerekiyorsa, sünnetten kısa bir süre önce çocuk bilgilendirilmeli, yapılacak işlemi abartmadan görsel kaynaklara fazlaca başvurmadan, kısa ve net bir şekilde anlatılmalıdır. Çocuğun cinsel konuları hem anne hem de baba ile konuşması gerekse de sünnet istisna bir durumdur. Annenin böyle bir yaşantısı yoktur. Anne dili döndüğünce durumu anlatabilir, çocuğuna destek olabilir ancak bu süreçte babalara fazla sorumluluk düşmektedir.

“Oğlum makyaj malzemelerime çok meraklı. Ne zaman arkamı dönsem hemen onlarla oynuyor. Bir problem mi var acaba?”

Bu durumda eğer çocuk, 2-3 yaşındaysa bir problem yoktur. Ancak çocuk, 10-11 yaşında ise dikkatlice gözlemek gerekmektedir. Anneler makyaj malzemeleri renkli ve çekici olduğu için küçük erkek çocuklar bunlarla oynamaya bayılmaktadırlar. Bunları boya gibi algılayabilmektedirler. Ancak anneler yine de oğulları oynamak istediğinde önüne dökerek oynamalarına izin vermemelidir, bunun yerine onlara boya vererek bunlarla oynamaları sağlanmalıdır. Makyaj malzemeleri oyuncak değildir, en başta bu sebeple verilmemelidir. Makyaj malzemeleri, cinsiyetle ilgili bir yaklaşımdan çok oynamak için uygun olmadığından çocuğa verilmemelidir. Bu kız çocukları için de geçerlidir. Bazı erkek çocuklar, annelerinden kendilerine oje sürmesini isteyebilir. Maalesef bazı anneler de çocuklarının ısrarına dayanamayıp oğullarına oje sürmektedirler. Böyle bir teklifle karşılaştıklarında ojenin anneler için olduğu kararlı bir şekilde söylenmeli ve çocuğa oje sürülmemelidir.

“Cinsel eğitimi anne mi baba mı vermelidir? Yoksa çocuk sorana kadar beklenmeli mi?”

Çocuk, henüz doğmadan cinsel eğitimi başlamaktadır. Öncelikle cinsiyeti göz önüne alınarak belirlenmektedir. Odasının eşyaları, giysileri, oyuncakları cinsiyetine göre olmaktadır. Doğduğu andan itibaren ilk oyunları da aslında hep cinsiyete göredir. Yani anne de baba da cinsel eğitimde sorumluluk sahibidir.çocukların cinsel soruları

Ebeveynlere Öneriler

-Panik olmayın, korkmayın. Bugün hatırlamasanız bile anne babanıza siz de benzer soruları sordunuz. Dünyadaki bütün ülkelerdeki çocuklar da anne babasına soruyor.

-Sadece cinsel eğitim konusunda soruları cevaplamak için değil, çocuğunuzun tüm gelişim alanlarını desteklemek, özgüvenli, başarılı çocuklar yetiştirmek için çocuk gelişimini bilmelisiniz. Bunun için çocuk gelişimi konusunda okuyun, araştırın ve inceleyinç

-Soruları cevaplarken doğal, samimi ve içten olun.

-Bu soruların çocuğunuzun merakından kaynaklandığını unutmayın. Çocuklar, bu soruların cinsel içerikli olduklarını henüz bilmiyorlar. Bu soruları “cinsel soru” olarak yetişkinler olarak biz etiketliyoruz.

-Çocuğunuzun anlayabileceği bir dil kullanın.

-Azarlamayın, susturmayın, geçiştirmeyin, unutturmaya çalışmayın.

-Fazla bilgi değil, uygun bilgi verin.

-Çocuğunuzu denetimsiz bırakmayın ki yanlış bilgiler edinmesin. Soruları siz cevaplarsanız çocuğunuzun ne kadar ve ne bildiğini anlayabilirsiniz.

-Bilmediğiniz veya cevaplamaya hazır olmadığınız durumlarda “Bilmiyorum ama senin için araştırabilirim.” Diyebilirsiniz. Bu durumda mutlaka araştırın, kendinizi hazırlayın ve kısa bir süre içinde çocuğunuzu bilgilendirin.

-Bir problem olduğunu fark ettiğiniz veya hissettiğiniz zaman uygun bir profesyonelden yardım almaktan çekinmeyin. Bunu ne kadar erken yaparsanız o kadar iyi olur. Aksi halde sorunun çözümü gittikçe zorlaşacaktır.

Okul Öncesi Eğitimin İlkeleri, Amaçları Ve Özellikleri

Kaynakça

Artan, İ., Akdoğan,G., Figen, P., Şahin, S., Kangal, S., (2017) “Okul Öncesi Dönemde Cinsel    Sorular”, Cinsel Gelişim ve Eğitim, s.62-80, Hedef Cs Basın Yayın, Ankara

Yorumlar

  • Henüz yorum yok.
  • Bir yorum ekle