Çocuklarda İki Dillilik ve Dil Öğrenmenin Gelişimi

İki Dillilik Nedir?

İki dillilik, iki dili de akıcı bir şekilde konuşma anlamına gelmektedir. Zamanla yaygınlaşması ile birlikte dünyanın bazı kesimlerinde norm halini almaktadır. Yani örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan çocukların yaklaşık yüzde 20’sinin ana dili İngilizce olmadığı belirtilmektedir. Bu oran çeşitli eyaletlerde değişiklik göstermektedir. Bazı Avrupa ülkelerinde de üç ya da dört dil konuşmak olağan hale gelmektedir.

İki dilliliğinin yararları ve zararları üzerine uzun süreler çalışmalar yapılarak hem yararları hem de zararları olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

Eş Zamanlı İki Dillilik Nedir?

İki dilli olmanın farklı yolları ve türleri yer almaktadır. Örneğin ‘eş zamanlı iki dillilik’te çocuklar doğdukları andan itibaren iki dile maruz kalmaktadırlar. Bu türde çocuklar genel olarak iki dili ayrı ayrı öğrenir, dolaysıyla biri diğerine daha az bozucu etkide bulunmaktadır. Aynı anda iki dili öğrenen çocuklar bir dildeki kuralı diğer dilde kullanma gibi geçici olan bazı hatalar yapabilmektedirler. Buna ek olarak, eş zamanlı iki dilli çocukların her iki dildeki sözcük dağarcıkları da daha küçüktür ve tek dilli çocuklarla kıyaslandığında söz gelişimlerinde az da olsa bir gecikme yaşandığı belirtilmektedir. Ancak bu durum 8 yaşına kadar sürmektedir. 8 yaş ve sonrasında tek dil bilen çocuklarla aralarında dil gelişimi açısından hiçbir fark yer almamaktadır. Her yaş grubundan iki dilliller, belli bir sözcüğü uzun sürekli belleklerinden geri getirmede tek dil bilenlerden daha yavaş kalabilmektedirler.

Ardışık İki Dillilik Nedir?

‘Ardışık iki dillilik’te ise çocuklar bir dili öğrendikten sonra ikinci dili öğrenmektedirler. Ardışık iki dilliler için sözcük dağarcığı ve söz dizimindeki gelişimsel gecikmenin bir çok yararı bulunmaktadır. İki dilliler tek dil bilenlere kıyasla daha fazla sesi tanımaktadırlar ve iyi bildikleri her iki dili konuşanlara ve bu dillerin kültürel değerlerine karşı daha fazla duyarlılık geliştirmektedirler.

İki dilli çocukların ve yetişkinlerin tek dil bilen çocuklara kıyasla dil farkındalıkları daha yüksektir. Bu durum, okuma, yazmada daha yüksek yeterliliğe sahip olmayı sağlamaktadır. Her iki dili birden idare etmek zorunda oldukları için bir dili diğeri ile karıştırmadığından emin olma, dikkatin yüksek düzeyde kontrolünü yönetmektedirler. Bu, yaşlılıkta yönetici işlevlerdeki bozulmayı geciktirmektedir.

Erken Yaşta Yabancı Dil Eğitimi

İki Dil Öğrenimini Etkileyen Faktörler

  1. İki dilli çocukların geniş ve çeşitli özelliklere sahip bir grup olması nedeniyle birtakım faktörlerin ikinci dil edinimini etkilemektedir. Örneğin, bir çocuğun ikinci bir dile maruz kaldığı yaş, çocuğun o dilde ulaşacağı yeterliliği etkiler. İkinci dil öğrenme, okul öncesi dönemde başladığı zaman daha sonra öğrenmeye kıyasla telaffuz ve karmaşık dil bilgisi yapıları daha kolay kazanılmaktadır.
  2. Buna ek olarak öğrenilen dillerin birbirlerine benzerliği de ikinci dil öğrenimini etkilemektedir. Örneğin İngilizce konuşan çocuğun Japonca dilini öğrenmesi Almanca dilini öğrenmesinden daha zor olabilir çünkü dil bilimsel açıdan Japonca ve İngilizce arasındaki fark Almanca ve İngilizce arasındaki farktan daha fazla olmaktadır.
  3. Üçüncü faktör ise çocukların ikinci dili öğrenmeden önce ilk dili ne kadar iyi öğrendikleridir. Küçük çocukların başka bir ülkeye gidip ilk defa yeni bir dille tanışmaları yarı dillilik ya da her iki dile de hakim olamama gibi sorunlar doğurabilmektedir. Bu durum çocuğun okul başarısını ve sosyal uyumunu etkileyebilecektir. Ancak çocuk, ilk dili iyi bildiği zaman bulunduğu sosyal çevrede ikinci dile birinci dil kadar değer verildiğinde bu olumsuz etki önemli ölçüde azalmakta veya direkt olarak ortadan kalkmaktadır.

Bjorklund, David F.,(2021) Çocuklar Nasıl Düşünür? – Bilişsel Gelişim ve Bireysel Farklılıklar, Çeviri editörü: Melike Sayıl, 5. Basımdan çeviri, Nobel Akademik Yayıncılık Eğitim Danışmanlık, Ankara

Yorumlar

  • Henüz yorum yok.
  • Bir yorum ekle