İçindekiler
Depresyon, Latince’de bastırmak ya da sıkıştırmak anlamına gelmektedir. Hayattan zevk alamama, umutsuzluk, kararsızlık, ilgi ve istek kaybı, benlik saygısında azalma şeklinde kendini gösteren duygu duruma denmektedir.Aynı zamanda mutsuz, huzursuz veya çöküntülü görünüm, günler ile haftalar arasında devam ediyorsa buna depresyon adı verildiği görülmektedir.
Çocukluk dönemi depresyon sıklığı ile ilgili yapılan çalışmalarda, 90’lı yıllarda Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre depresyon sıklığının çocuklarda %10-13, ergenlerde %21-27 arasında olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda yapılan başka bir çalışma kapsamında da Türkiye’de okuyan ilköğretim öğrencileri arasında %30 oranında orta düzeyde, %6 oranında ise ağır düzeyde depresyon belirtileri görüldüğü belirtilmiştir. Lise öğrencilerinde ise bu oranın %27 olduğu gözlenmiştir. Ergenlik öncesi depresyon açısından cinsiyetler arası farklılık gözlenmezken, ergenlik ile birlikte depresif bozukluğun kızlarda, erkeklerden daha fazla görüldüğü literatürde belirtilmektedir.
Çocuklarda Kişisel Gelişim Nasıl Desteklenir?

Çocuklarda depresyona neden olan birçok farklı faktör yer almaktadır. Bunlardan en önemlileri birincil bakım veren kişiye bağlanma kalitesi ve ondan ayrılmadır. Erken dönemde bağlanmanın sağlıklı olması, birinci bakım veren kişinin yoksunluğu ilerleyen dönemlerde depresif belirtiler ile ilişkili bulunmuştur.
Bağlanma kalitesi gibi çok önemli olan diğer faktör ise genetik faktörlerdir. Ebeveynlerde görülen depresif bozukluğun, çocuklardaki depresif bozukluğu artırdığı bilinmektedir.
Tüm bunlarla beraber, depresif belirtilerin sıklıkla stresli yaşam olaylarından sonra, anksiyete bozukluğu ile birlikte ortaya çıktığı bildirilmektedir. Aynı zamanda çocuğun aile içi şiddete maruz kalması, ebeveynlerde madde bağımlılığı, çocuğun devam ettiği okul ve okul imkanlarının çeşitliliği, okul sonrası programlar, çevrede oyun parklarının olup olmaması, sosyo-ekonomik ve kültürel faktörler de çocuklarda depresyonun ortaya çıkması üzerinde etkili olmaktadır.
Günümüzde çocuklarda depresyonun varolduğu, erişkindekine benzer belirtilerle ortaya çıktığı, erişkin depresyon ölçütlerinin, yaşa göre bazı özellikler göz önüne alınarak, çocuklar için geçerli olduğu kabul edilmektedir. Çocuklarda depresyon görülme sıklığı yaş, cinsiyet, ırk ve sosyoekonomik düzeyden etkilenmektedir. Ayrıca okul başarısızlığının da risk faktörü olduğu bildirilmektedir.
Çocuğunuzun Motive Olmasını Sağlayacak İpuçları
Depresyon geçiren çocuklarda erken teşhis ve tedavi çok önemlidir. Kapsamlı bir tedavi genellikle hem bireye, hem de aileye terapi uygulanmasını içermektedir. Bu nedenle eğer çocuğunuzda depresyon belirtileri ile ilgili endişeleriniz varsa profesyonel bir desteğe başvurunuz.

Akduman, G. (2017), Çocukluk Döneminde Ruhsal Sorunlar, s.125-155, Hedef Cs Yayıncılık, Ankara
Aysev, A., Ulukol, B., Ceyhun, G. (2000), Çalışan ve Okuyan Çocukların ‘Çocuklar İçin Depresyon Ölçeği’ ile Değerlendirilmesi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası, Cilt:53, Sayı:1, s.27-30, Ankara
Tamar, M., Özbaran, B. (2004) Çocuk ve Ergenlerde Depresyon, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı, İzmir

Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü